top of page

Tüm Gönderiler


Rüzgara Yazılan
Bir gün adımı rüzgâra söyledim, taşısın diye değil — silsin diye. Çünkü insan kendi isminin ağırlığını taşır omzunda; her harf bir hatıra, her hece bir mesuliyet. Ey kalbim, ne çok ihtimalle yaralandın. Ne çok “belki”nin içinde kanadın. Oysa hayat, katı bir hüküm değil; akıp giden bir nehirdir. Tutmak istedikçe bulanır, bıraktıkça berraklaşır. Bir gece yıldızlara baktım, hepsi yerli yerinde; bir tek ben dağınık. Demek ki kaybolan gök değilmiş, istikametimmiş. Sonra anladım: İ

Murat Akdoğan
13 Şub1 dakikada okunur


Kırık Pusula
Bir şehrin alnına yazılmışım sanki, mukadder bir gölge gibi betonların arasında dolaşırım. Cebimde yarım kalmış dualar, dilimde paslı bir şarkı: “Her şey geçer” derler — lâkin geçmeyen biziz. Akşam, karanlığı omzuma atar da yürürüm kaldırımların sükûtunda. Bir neon ışığı titrer gözümde, bir umut zifiriyle kavgalı. Ey hayat, sen hem zehir hem tiryak, hem derman hem hicran. Bir elin şefkat, bir elin yangın. Ben ki kırık pusulaların talihsiz yolcusu, istikamet bilmem; fakat bili

Murat Akdoğan
13 Şub1 dakikada okunur


Hakk'a Sitem, Kula Mesafe VII
Elhamdülillahın Marjinal Manifestosu Seri: 7 Beni yormadı yokluk, Beni yoran Bu kadar yalanın içinden “Şükür” çıkarmak oldu. Kapını çaldım ya Rab, İçeride kim var dedin. “Ben” dedim, “Kimliğimi kaybettim ama hâlâ buradayım.” Cenneti vaat edenler çoktu, Ben yarama merhem aradım. Çünkü aç insan Ahireti düşünemez. Dervişim evet, Ama dilim sivri. Hakikat pamuk değil, Kanatır. Secde ettim, Kabul olmadı belki. Ama kalkmadım. İsyanım da bir duadır, Bunu en iyi Sen bilirsin. Neşeyi s

Murat Akdoğan
3 Şub1 dakikada okunur
bottom of page
