Dönüşümün Arka Bahçesi
- Murat Akdoğan

- 29 Nis
- 1 dakikada okunur

Korku; paslı bir kilit gibi asılı durur,
Girmeyi reddettiğimiz o aydınlık kapıda.
"Ya şöyle olursa" diye başlayan o dipsiz kuyu,
En güzel kuşları boğar daha kanatlanmadan havada.
Zihin; bazen kendine en büyük engel,
Kendi yazdığı senaryoda bir yabancı oyuncu.
İstediğin o hayatın, o parıltılı dünyaların,
Neden hep en sonunda başlar o karanlık yolcu?
Oysa bak, toprak bile çatlamadan çiçek vermez,
Eski bir kabuk düşmeden, yeni bir ten gelmez.
İnsanın içindeki o melankolik bulut,
Güneşten kaçtıkça, asıl rengini hiç bilmez.
Bir yanda sazın teline sinmiş o kadim sabır,
Bir yanda modern bir endişenin soğuk neonu.
Kır artık o aynayı, o sahte korkuları;
Çünkü sen yazmadıkça, değişmez bu filmin sonu.
Hangi duanın yankısı, hangi isteğin sızısı?
Hepsi birer harf işte, kalbin o tozlu defterinde.
Korkma değişmekten, o fırtınalı geçitten;
Zira en sakin denizler, en büyük fırtınanın ertesinde.





Yorumlar