top of page

Tüm Gönderiler


Emlek Hattı’nda Galaktik Bir Muhabbet
Bozkırın ortasında, tozlu bir plakta dönüyor dünya, Sanki Şarkışla’da uzay üssü kurulmuş gibi bir rüya. Bağlamanın telleri dijital bir fırtınaya gebe, Gönül dedikleri; yüksek gerilim hattında bir kulübe. Emlek Baba’nın izinde, neon ışıklı bir secdedeyim, Hem kadim bir dertteyim, hem modern bir bilmecedeyim. Turnalar uçuyor ama gövdesi karbon fiberden, Hüzünse hep aynı; o sızmaz hiçbir fiberden. Eski sözler dökülürken modern bir klavyeden, Hakikat süzülüyor, o en derin zerred

Murat Akdoğan
3 gün önce1 dakikada okunur


Kimse Alkışlamadı
Bazı günler hiçbir şey olmaz. Ne gökyüzü kararır ne de içimizde bir devrim çıkar. Hayat, sessizce devam eder. Güneş doğar. Çay buharını kaybeder. Bir kuş konar pencereye— ve dünya bunu kayda geçmez. İnsan hep büyük anların peşinde ya— yangınlar, vedalar, mucizeler… Oysa hayat en çok sessiz günlerde çalışıyor. Bir sabah uyandım ve içimde bağıran o eski ses fısıltıya dönmüştü. Kimse fark etmedi. Ben ettim. Birini affettim. O kişi bilmedi. Ama omuzlarım hafifledi. Bir hayalimden

Murat Akdoğan
7 Mar1 dakikada okunur


Gölgeyi Geçerken
Bir vakit sandım ki hayat, yüksek bir kürsüden yapılan nutuktur; oysa bir çocuğun cebinde unuttuğu kırık bir düğmeymiş zaman. Ben o düğmeyi aradım yıllarca ceplerimde delikler açarak. Kâh bir şehrin taşına sordum, kâh rüzgârın eğilmiş boynuna. Dedim ki: “Ey devran, benden ne istersin?” Devran sustu. Sükûtun içinden bir ses geçti yalnız: “Sen, kendinden ne istiyorsun?” İşte o vakit anladım — insan Tanrı’ya değil, kendi gölgesine yalvarır. Bir yanım küheylan gibi şahlandı, bir

Murat Akdoğan
21 Şub2 dakikada okunur
bottom of page
