top of page

Rahm-i Mâderde Ağıt

Güncelleme tarihi: 18 May




Sesim çarptı da döndü, o soğuk mermer taşından,

Dünya bir katre bile değilmiş, gözümün yaşından.

Hangi kapıyı çalsam, ardında hep o tanıdık gurbet,

İçimde bir yetim sızısı, dilimde bitmeyen bir sabret.


Eskiden bayram kokardı, şimdi ise sadece toprak,

Dalından kopup düştü, o en sığınaklı yaprak.

Hani dizine yatsam geçerdi ya dünyanın bütün kahrı,

Şimdi hangi rüzgar getirir bana, o anne kokusunu, ey Tanrı?


İnce bir sızıdır şimdi, her akşamüstü çöken,

Ömrümün bahçesinde, en taze gülleri söken.

Sen orada yalnız değilsin, kalbimi bıraktım yanına,

Kurban olayım senin o mahzun, o mübarek canına.


Bir gün elbet kavuşuruz, o hiç bitmeyen sabahın seherinde,

Ruhum huzur bulur ancak, senin o nur ellerinde.

Şimdi uyu... Dünyanın gürültüsü, patırtısı dindi,

Gönlümün en ağır sızısı, seninle toprağa indi..


Kalsın öylece her şey, ne olur dokunmayın odasına,

Bir mühür vurdum kalbimin, o en derin yarasına.

Sen toprağın altında huzurla uyu, nur içinde yat,

Benim için artık koca bir tabuttur şu koca hayat.


Yedi kat yerin altı, şimdi benim en yakın komşum,

Seninle beraber toprağa gömüldü, benim bütün coşkum

Işıklar içinde uyu, toprağın gül koksun her daim,

Senin duanla ayakta kalır, ancak bu mahzun kalbim.


Bir gün kapın çalınacak elbet, o büyük randevu vakti,

Bozulacak o an ölümle hayat arasındaki o kadim akdi.

İşte o gün, o toprağın altındaki karanlık sona erecek,

Bu yorgun ruhum, senin o nurlu çehreni yeniden görecek.



Yorumlar


bottom of page