top of page

Tüm Gönderiler


Toparlanırsam Belli Etmem
Bir günahı usulca okşadım, büyümedi. Bir duayı sert sevdim, küskün kaldı. Demek ki her şey niyet kadar değil, ses tonuna da bakıyor. Babamın sustuğu yerde ben cümle kurdum. Annemin ağladığı yerde ben taş oldum. Taşın da bir hafızası varmış, öğrendim. Allah’la konuşurken sesim titremiyor artık, çünkü korkudan değil alışkanlıktan susuyorum. Beni en çok kurtaran şey temiz kalmam değil, kirimi saklamam oldu. Çünkü bu çağda çıplak hakikat fazla dikkat çekiyor. Bir gün toparlanırsa

Murat Akdoğan
13 Oca2 dakikada okunur


Lanetin Rahmetle Çarpıldığı Gece
Hicap ve Hiddet Risalesi No: 8 Ey felek, ey eğri büğrü cellâdım, Sen mi biçtin benim ömrümü bu yamuk makasla? Her nefesimde bir itiraz, Her adımımda kadim bir yara… Yine de yürürüm—çünkü lanet de benim, bereket de. Gecenin bağrına saplanmış eğri bir hançer gibiyim, Ucu paslı, kabzası yetim, Ama keskinliği hâlâ ilahî bir azap gibi işliyor içime. Ruhum diyorum, ulan ruhum… Bir yanın melâmet ehli, Bir yanın sokak arası küfürbaz meczup. Dilimden dökülen her sövüş, Aslında bir du

Murat Akdoğan
12 Oca1 dakikada okunur


Gölgedâr
Hicap ve Hiddet Risalesi No: 7 Ey gönlümün harap hanesi, Kapında asılı duran her lanet, Benim öz evlâdımmış meğer. Yıllar boyu kaçtım zannettim, Meğer kendi gölgeme sığınmışım —o gölge bile benden usanmış. Ulan kader, sen ne arsız bir meddahsın! Her gecemi başka bir masalın içine dürüyorsun: Birinde piçim, Birinde ârif, Birinde alçak, Birinde ermiş… Ama hepsinde ben, Hep ben, Hep o aynı yaranın sahibi. Ruhum, çakmak taşına sürtülen bir hüzün gibi kıvılcımlı; Bir söverim, gök

Murat Akdoğan
12 Oca1 dakikada okunur
bottom of page
