top of page

Nuh Tufanı'nın Arıza Kaydı





"Bak yeğenim, dünya dediğin; Şarkışla’da bir kerpiç duvarın dibine yaslanmış, ama zihni Manhattan’ın gökdelenleri arasında mekik dokuyan bir firaridir.

Emlek Baba’nın rüzgârı eserken insanın yüzüne, sanki bir süper bilgisayarın soğutma fanı çalışıyor sanırsın. Ama yanılırsın. O rüzgâr, içindeki o bin yıllık 'eski sürüm' kederi alıp götürmez; aksine onu günceller.

Şimdi herkes 'hız' diyor, 'erişim' diyor, 'bağlantı' diyor. Oysa en güçlü bağlantı, bir ozanın teline vurduğu o ilk mızraptadır. O mızrap öyle bir veri transferi yapar ki, ne fiber optik kablo dayanır buna, ne de uydu sinyali.

Şu notu da şuraya iliştirelim, lazım olur:

Gönül; şifresi unutulmuş bir kasa gibi durur göğüs kafesinde,

Anahtarı ise ne bir kodda gizli, ne de elin hevesinde.

Modern zaman; bizi bir simülasyona hapsetse de nihayet,

Bozkırın sessizliği, en gürültülü şehirden daha büyük bir inayet.

Yorumlar


bottom of page