Geçmişimin Kiri
- Onur

- 12 Oca
- 2 dakikada okunur
Aradan bilmem kaç ay geçmiş. Size kaç ay önceden ya da kaç ay sonradan geliyorum bilmiyorum.
Geçmişte kalmasını istediklerim, geleceğimi değiştirdi. Onca kadın girdi hayatıma, bir o kadar arkadaşım, dostum... Çoğu geçmişin tozlarına karışmış, havayı kirletmiş.
Uzun zaman olmuştu, bir abla tuttum, böyle gündelik ev temizliğine çağırılan, iki kuruşa temizliğe gelen alnının teriyle kazancını sağlamaya çalışan çaresiz ablalardan, çoğu da öz annemizden farksız.

Geçmişimi temizleteceğim, bir bayram temizliği farzet, umuyorum. Belki mola verdiğinde iki çay bir sigara içip çaresizliklerimizin sohbetini edeceğiz mutfak masasında. İki üç yarım ekmek arası, sokak arasından söylemiş olduğum döner ayran yerken soracak bana, geçmişin çok kirliymiş, ne zamandır temizlik yapmıyorsun diye. Bekar mısın, ailen nerde diyecek, mesleğimi soracak.
Geçmişimin her bir köşesine, kanepenin altına, pencereye kirlenmiş eski bir bez parçasıyla el atacak. Belki eski bir dost takılacak o beze, belki de üniversite yıllarındaki bir an takılacak, belki çocukluk aşkım, belki de gelecek kaygılarım...
Temizlik iki güne sarkar diyecek abla, akşama çocuğunu okuldan alacak, yetişmeyecek bizim temizlik işi. Ayağımda tozlu terlik, yömiyesini verip kapıda yolcu edeceğim ablamı.
Bizim temizlik işi bir yana da bu ablamın geçmişinin temizliği ne olacak kim bilir? Hem anne hem baba olmaya çalışan, dünyanın yükünü omuzlarına yüklemiş, gelip benim geçmişime paspas atacak.
Bu arada dönerin birini de oğluna götürmüş, bizim temizlik işi geçe sarkınca ocakta pişireceği aşa yetişemeyecekti.
Mutfağa geçtim, masaya oturdum, etraf hala toz duman. Ablanın çay tabağından yapmış olduğu küllüğe gözüm takıldı. Tozlu kirli bir evde külünü bile yere atmak istememiş. Oysa geçmişime benim bile bu kadar saygım yoktu, ta ki ablanın elleriyle yaptığı küllüğü görene kadar. Üç dört izmarit ve koskocaman geçmişimin kiri, birbirinden bir çay tabağıyla ayrılmış.
Zaten ne abla temizliğin bir faydası olduğuna inanıyordu ne de ben bu temizlikten bir fayda göreceğimi. Ne kadar temizlemek, unutmak istesem de bir çay tabağı kadar birbirinden ayıklanmış olacaktı, çok da uzaklaşamayacaktım.
Bir sigara daha yaktım, ben de dibinde yarım yudum, boş bir ayran kutusuna döktüm külümü, sonra da oturdum kendi tozumla, kirimle barıştım. Ablayı da bir daha görmedim zaten.





Yorumlar