Kırık Pusula
- Murat Akdoğan

- 13 Şub
- 1 dakikada okunur

Bir şehrin alnına yazılmışım sanki,
mukadder bir gölge gibi
betonların arasında dolaşırım.
Cebimde yarım kalmış dualar,
dilimde paslı bir şarkı:
“Her şey geçer” derler —
lâkin geçmeyen biziz.
Akşam, karanlığı omzuma atar da
yürürüm kaldırımların sükûtunda.
Bir neon ışığı titrer gözümde,
bir umut zifiriyle kavgalı.
Ey hayat,
sen hem zehir hem tiryak,
hem derman hem hicran.
Bir elin şefkat,
bir elin yangın.
Ben ki kırık pusulaların talihsiz yolcusu,
istikamet bilmem;
fakat bilirim —
her kayboluş
bir başka bulunuşun eşiğidir.
Gecenin koynunda saklı bir sabah var,
her hüsranın rahminde bir diriliş.
Zira karanlık dediğin şey,
ışığın istirahatidir.
Şimdi susuyorum.
Sözlerim kendi küllerini savursun.
Belki rüzgâr,
benden arta kalanı
bir hakikate ulaştırır.





Yorumlar