top of page

Kırık Pusula





Bir şehrin alnına yazılmışım sanki,

mukadder bir gölge gibi

betonların arasında dolaşırım.

Cebimde yarım kalmış dualar,

dilimde paslı bir şarkı:

“Her şey geçer” derler —

lâkin geçmeyen biziz.

Akşam, karanlığı omzuma atar da

yürürüm kaldırımların sükûtunda.

Bir neon ışığı titrer gözümde,

bir umut zifiriyle kavgalı.

Ey hayat,

sen hem zehir hem tiryak,

hem derman hem hicran.

Bir elin şefkat,

bir elin yangın.

Ben ki kırık pusulaların talihsiz yolcusu,

istikamet bilmem;

fakat bilirim —

her kayboluş

bir başka bulunuşun eşiğidir.

Gecenin koynunda saklı bir sabah var,

her hüsranın rahminde bir diriliş.

Zira karanlık dediğin şey,

ışığın istirahatidir.

Şimdi susuyorum.

Sözlerim kendi küllerini savursun.

Belki rüzgâr,

benden arta kalanı

bir hakikate ulaştırır.

Yorumlar


bottom of page