top of page

Rüzgara Yazılan




Bir gün adımı rüzgâra söyledim,

taşısın diye değil —

silsin diye.

Çünkü insan

kendi isminin ağırlığını taşır omzunda;

her harf bir hatıra,

her hece bir mesuliyet.

Ey kalbim,

ne çok ihtimalle yaralandın.

Ne çok “belki”nin içinde

kanadın.

Oysa hayat,

katı bir hüküm değil;

akıp giden bir nehirdir.

Tutmak istedikçe bulanır,

bıraktıkça berraklaşır.

Bir gece yıldızlara baktım,

hepsi yerli yerinde;

bir tek ben dağınık.

Demek ki kaybolan gök değilmiş,

istikametimmiş.

Sonra anladım:

İnsan,

kendi içine doğru yürümeyi

geciktirdikçe

dışarıda üşür.

Şimdi ne bir alkışa meylim var

ne de bir inkâra.

Sadece sade bir hakikat:

Ben geçiciyim,

ama içimdeki arayış

ebedî.

Ve eğer bir gün

bu beden toprağa karışırsa,

bil ki rüzgârda kalan şey

adım değil —

niyetimdir.

Yorumlar


bottom of page