Rüzgara Yazılan
- Murat Akdoğan

- 13 Şub
- 1 dakikada okunur

Bir gün adımı rüzgâra söyledim,
taşısın diye değil —
silsin diye.
Çünkü insan
kendi isminin ağırlığını taşır omzunda;
her harf bir hatıra,
her hece bir mesuliyet.
Ey kalbim,
ne çok ihtimalle yaralandın.
Ne çok “belki”nin içinde
kanadın.
Oysa hayat,
katı bir hüküm değil;
akıp giden bir nehirdir.
Tutmak istedikçe bulanır,
bıraktıkça berraklaşır.
Bir gece yıldızlara baktım,
hepsi yerli yerinde;
bir tek ben dağınık.
Demek ki kaybolan gök değilmiş,
istikametimmiş.
Sonra anladım:
İnsan,
kendi içine doğru yürümeyi
geciktirdikçe
dışarıda üşür.
Şimdi ne bir alkışa meylim var
ne de bir inkâra.
Sadece sade bir hakikat:
Ben geçiciyim,
ama içimdeki arayış
ebedî.
Ve eğer bir gün
bu beden toprağa karışırsa,
bil ki rüzgârda kalan şey
adım değil —
niyetimdir.





Yorumlar