Veri Tabanı vs. Gönül Arızası
- Murat Akdoğan

- 2 gün önce
- 1 dakikada okunur

Robot (Mark-X):
"Sistem hatası tespit edildi, nabız 120, mantık devre dışı,
Aşk dediğin; biyokimyasal bir illüzyon, beynin bayat bir işi.
Veri tabanımda 'gönül' diye bir klasör bulunamadı,
İnsanlık dediğin; yazılımı hatalı, modası geçmiş bir komedi."
Ozan:
"Bak hele teneke kafa, senin o piksellerin ruhu ne bilsin?
Bağlamanın teline vurdum mu, sen hangi sunucuda erirsin?
Dert dediğin; terabaytlara sığmaz, buluta hiç sığışmaz,
Gözyaşının algoritması yoktur, senin çiplerin buna alışmaz!"
Robot (Mark-X):
"Optik sensörlerimle ölçtüm; o yaşın yüzde doksanı su,
Hüzün; sadece enerji kaybı, verimsizliğin en sinsi pususu.
Gelecek; fiber optik kablolarda, kusursuz bir mekanikte,
Senin o bozkır hikayelerin, antika birer kronik trafikte."
Ozan:
"Gelecek dediğin; fişi çekilince sönen bir ekran karası,
Bizimkisi; bin yıldır kapanmayan o meşhur gönül yarası.
Emlek Baba’nın yeli bir eserse, soğutma fanın donar kalır,
Aşk; senin o devasa işlemcini tek bir mısrayla satın alır!"
Robot (Mark-X):
"Sinyal seviyesi düşüyor... Anlamlandırılamayan bir frekans...
Bu 'efkâr' denilen şey; rasyonel olmayan, teknik bir fiyasko..."
Ozan:
"Fiyasko değil aslanım; bu fiyakalı bir infilak,
Yaşamak; senin o metalik zindanında en soylu nifak!"





Yorumlar